SON DAKİKA
--:--:--

Mahmut Arıkan: Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir. Belediye meclisindeki imar kararları kapalı kapılar ardında değil, mahallelerinin, meslek odalarının, bilim insanlarının katılımıyla alındığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir. Ve en önemlisi, bir depremden sonra yalnızca müteahhitler değil, yanlış imar izni verenler, denetlemeyenler, siyasi baskıyla raporları yok edenler de yargılandığı zaman emin olun sorunların birçoğu kendiliğinden hallolacaktır diye düşünüyorum” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Mahmut Arıkan: Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir

(ANKARA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir. Belediye meclisindeki imar kararları kapalı kapılar ardında değil, mahallelerinin, meslek odalarının, bilim insanlarının katılımıyla alındığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir. Ve en önemlisi, bir depremden sonra yalnızca müteahhitler değil, yanlış imar izni verenler, denetlemeyenler, siyasi baskıyla raporları yok edenler de yargılandığı zaman emin olun sorunların birçoğu kendiliğinden hallolacaktır diye düşünüyorum” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara Kent Konseyi (AKK) Gençlik Meclisi ve Esnaf Meclisi ev sahipliğinde, “SözOnda Deneyim Paylaşım Platformu’nun” Gençlik Parkı’nda düzenlediği etkinliğin konuğu oldu.

Saadet Partisi genel başkan yardımcıları, Saadet Partisi milletvekilleri ve Eski TBMM Başkanı ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da etkinliğe katıldı. Halil İbrahim Yılmaz’ın yönelttiği soruları yanıtlayan Arıkan, şu değerlendirmelerde bulundu.

“Bugün siyaset dikkat dağıtma yarışına girdi, mevzuya giremiyoruz. Hep kenarlarda dolaşmak zorunda kalıyoruz. Çocuk suçlarına karşı ceza yasası geldi, çok önemli bir husus. Arkadaşlarımız ısrarla şunu söylediler: ‘İşte bir Terörsüz Türkiye Yasası da geliyor.’ Gergin bir ortam var. Bu kadar kritik bir çocuk yasasını gergin ortamda değil, daha sakin ortamda geçirelim diye bir gayret gösteriyoruz. Toplumda da güvenin zayıfladığını görüyoruz. İnsanların birbirine güvensiz olduğu gerçekliği de var. Artık Türkiye’nin her yerinde aynı sıkıntıların, aynı sorunların yaşandığını görüyoruz. Bağımlılık meselesi… 16 milyon olmuş, yani her beş kişiden biri bağımlılık tehlikesiyle karşı karşıya. Ve bunu 10 yıl tespit edemiyorsunuz bazen. Türkiye’de bir beka meselesi de buyurursa beka meselesi. Terörden daha büyük bir konu. Aile meselesi, kumar meselesi, sanal kumar meselesi… Değerli bakanlarımız geçmişte kumarı yasaklamışlardı. Çok zor şeyler değil. Ama bugün resmî kanallardan kumarın işletsel hâle geldiğini, oradan vazgeçilmediğini görmek, bununla alakalı duyarsız kalmak bizim rahatsız olduğumuz hususlardan biri. Tabii ekonomik sıkıntıları çözmeden oralara gelemiyor. Birçok şeyin kaynağı ekonomik sıkıntılara dayanıyor.

ARIKAN: FARKLILIKLARIMIZI KABULLENEREK BİR SİSTEM İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ

Bugün insan niye kumar oynuyor? Öğretmenler derneğimizle konuşuyoruz. ‘İflas eden öğretmen var.’ diyorlar. Nasıl öğretmen nasıl iflas eder? Herkes ders arasında o cep telefonundan sanal kumar batağına düştüğünü görüyoruz. Ekonomik krizi önce çözmek lazım. Bu birinci çözüm önerimiz. İkincisi, tahammülsüz bir toplum haline geldik. Farklı kanaat paylaşan insanlara anında hain yaftası yapıştırabiliyoruz. Eğer benim gibi düşünmüyorsa, farklı bir kanaat ortaya koyuyorsa, tırnak içinde terör örgütleriyle ilişkilendirdiğimiz bir sistemle bir araya geldi. Farklılıklarımızı kabullenerek bir sistem inşa etmek zorundayız. Yapmamız gereken, o farklılıkları bir zenginlik olarak görürsek sıkıntıların da kendiliğinden çözüleceğini düşünüyorum. Adaleti herkes için istemek lazım. 86 milyon insana eşit bir adalet mekanizması kurduğumuzda bu iş kendiliğinden çözülecektir. Hâlâ yıllar önce işlenmiş cinayetlerin dosyası bugün açılma ihtiyacı hissediyorsa bir yerde ters giden bir şeyler var. Hâlâ faili meçhuller varsa ters giden bir şeyler olduğunu ifade etmek lazım.”

Yılmaz’ın, “Meclis Başkanımız size büyük bir nezaketle yol açıyor. Bu, Türkiye’nin özlediği sahneler” demesi üzerine Arıkan, “Siyasilerin birbirlerine tokalaşmaları, cenazede bir araya gelmeleri, düğünlere şahitlik yapmaları haber değeri taşıyor. Halbuki çok sıradan hadiseler” diye konuştu.

“Yapay zeka bugün en çok konuşulan hadiselerden bir tanesi” diyen Arıkan, “Ama bizim ülkeyi yöneten insanlara, yönetmeye talip olan insanlara baktığımızda böyle bir gündemin olmadığını görüyoruz. Gündelik kazanımlarla, sadece oy kazanmaya yönelik bir siyaset yapma algısını biz siyasetçiler değiştirmemiz lazım. Bugünkü çağın gerçekliklerine de uyum sağlamamız lazım. Daha akıllı makineler yapmalıyız ama daha akıllı makinenin de daha hikmetli insan olmadığını bilerek hareket etmemiz gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

ARIKAN: SİYASİ BASKIYLA RAPORLARI YOK EDENLER DE YARGILANDIĞI ZAMAN SORUNLAR HALLOLACAKTIR

Arıkan, imar planlarına ilişkin de not çıkardığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Türkiye’de kente karşı işlenen suçlar, imar planlarını yaparken ne zaman mülkiyet listesini ayağımızın altına aldık, o zaman şehirleri daha doğru inşa edebileceğimizi düşünüyorum. İmar yaparken mülkiyet listesi de masamızda olursa böyle bir şehir çıkıyor karşımıza. Keza yeşil alanı imara açan, dere yatağına bina diken, tarihi dokuyu yok eden karar sahipleri yalnızca görevden alınmakla kalmayacak, yargının önüne de çıkartıldığında şehirlerimiz daha sağlıklı hâle gelecektir. Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hâle gelecektir. Belediye meclisindeki imar kararları kapalı kapılar ardında değil, mahallelerinin, meslek odalarının, bilim insanlarının katılımıyla alındığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir. Ve en önemlisi, bir depremden sonra yalnızca müteahhitler değil, yanlış imar izni verenler, denetlemeyenler, siyasi baskıyla raporları yok edenler de yargılandığı zaman emin olun sorunların birçoğu kendiliğinden hallolacaktır diye düşünüyorum.”

“Yerel radyolar ve televizyonların demokrasinin güçlenmesinde sizce yeterince değer görüyor mu? Medyayla siyasi iktidarlar arasında sağlıklı bir ilişkiyi nasıl kurabiliriz?” sorusuna Arıkan, şu yanıtı verdi:

“Halkın hakim olduğu bir radyo anlayışını inşa etmek için öncelikle sizi ekonomik anlamda özgürlüğünüze kavuşturmak gerekiyor. Bir yerlere bağlı olduğunuz müddetçe, bir yerlerden rica minnet destek almak zorunda olduğunuz müddetçe sizin rahat bir gün görme, gün yüzü görme şansınız yok. Ama rahat olun, yenilenecek siyasette onu da temin edeceğiz inşallah.”

ARIKAN: ARTIK YÜZDE 50 + 1’İ YAKALAYAMADIĞINIZ MÜDDETÇE MECLİS’TE 40, 50 OLMUŞ BİR ÖNEMİ YOK

Arıkan, “Gençlerin siyasete ilgisi yüzde 75’in üzerinde ama katılımda bu yüzde 12,5’e kadar düşüyor. Gelenekselleşmiş ve köklenmiş gelenekler bu yeni dünyaya cevap olamadı mı? Yoksa bu çerçevede yeni görüşlere ve yeni bir çerçeveye ihtiyaç var mıdır?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Futbol takımı mantığıyla parti yönetmek, futbol takımı mantığıyla, taraftar mantığıyla parti tutma anlayışını da değiştirebilmek gibi bizim omuzlarımızda bir yük var. Gençler siyasete girsin, illa Saadet Partisi’ne girsin demiyorum. İyi insanlar, A, B, C, D Partisi fark etmez. Ne kadar çok siyasetle söz sahibi olursak sorunların daha az konuşulduğu bir Türkiye’yi inşa edebiliriz. Toplumda bir güven zayıflaması var. Kimse birbirine güvenmiyor, siyasete de güvenmiyor.”

“Özellikle emperyalist güçlerin bölgemizle alakalı planlarını gördükten sonra, ‘Vay efendim o sağcıymış, o solcuymuş, o laikmiş, o sekülermiş, o dindarmış, o sosyalistmiş.’ Bunlar geçti artık” diyen Arıkan, şöyle devam etti:

“Bölgemizle alakalı bir planlama var. Dünyanın en büyük teröristi Amerika Birleşik Devletleri’nin başındaki adamın bölgemizle alakalı neler yapmak istediğini Sağır Sultan biliyor artık. İran’ı vurma emrini buradan veriyor. Suriye’nin en stratejik noktası Golan Tepeleri’nin İsrail’e ait olduğunun mesajını Ankara’ya verdiği bir dönemde, bugün ‘Efendim ben haklıyım, benden başka doğru yoktur.’ bakış açısı Türkiye’ye zarar verir. Ve emperyalistlerin ve siyonistlerin ekmeğine yağ sürecek olan bir bakış açısıdır. Biz önce sen diyerek, ben değil biz diyerek, ülkenin ahlaken ve manen kalkınmış, hakkın hâkim olduğu bir dünyayı kurabilmek için 86 milyon insana hitap edecek bir dili geliştiriyoruz. Ve 86 milyon insanı bu çalışmalarımıza, bu hareketimize davet ediyoruz. Bugün artık yüzde 50 + 1’i yakalayamadığınız müddetçe Meclis’te 10, 20, 30, 40, 50 olmuş bir önemi yok. O 301’i önce ahlak ve maneviyat diyen, hakkın hakim olduğu bir dünyayı inşa etme gayesini güden 301 insanı Meclis’te bir araya getirirseniz bu mücadele bir anlam ifade edecektir.”

ARINÇ: SAYIN BAŞKAN’IN ŞAHSINDAN ÇOK ÜMİTVARIM

Arıkan’ın soruları yanıtlamasının ardından Halil İbrahim Yılmaz, Bülent Arınç’a da söz verdi. Arınç, “Bir siyasetçi halkla iyi ilişki kurmalı, temaslarını hiç eksiltmemeli. Siyasetçiler kendi aralarında nezakete ve bilgiye dayanan iyi bir iş birliği kurmalı ki bugün içinde bulundukları beraberlik böyledir. Bir parti eksildi diyelim. Ama bunu daha da büyütebilecek bir kampanya kapasitesi de var. Önümüzdeki günlerde bu beraberliği ortaya koyabilecek farklı bir vizyonla, farklı çözümlerle, farklı bir anlayışla halka yeniden onu tazeleyebilecek bir denge unsuruna ben şahsen ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Sayın Başkan’ın şahsından çok ümitvarım” dedi.

İki saat süren program, Ankara Kent Konseyi heyetinin Arıkan’a çiçek takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

 

Yorum Yap

Benzer Haberler
TÜRK-İŞ’ten Doruk Madencilik işçilerine destek: Sonuna kadar yanınızdayız
TÜRK-İŞ’ten Doruk Madencilik işçilerine destek: Sonuna kadar yanınızdayız
YENİ Partili Çakırözer’den Kırşehir Cezaevi’nde Hüseyin Can Güner’e ziyaret
YENİ Partili Çakırözer’den Kırşehir Cezaevi’nde Hüseyin Can Güner’e ziyaret
TBMM Genel Kurulu’nda çocuklara ilişkin kanun teklifi görüşülmeye başlandı: Çözüm çocuk adalet sisteminde koruma, önleme ve onarma üçlüsünü esas almaktır
TBMM Genel Kurulu’nda çocuklara ilişkin kanun teklifi görüşülmeye başlandı: Çözüm çocuk adalet sisteminde koruma, önleme ve onarma üçlüsünü esas almaktır
YENi Partili Bülbül: Bir tek sandık kaldı elimizde, o sandığı size vermeyiz
YENi Partili Bülbül: Bir tek sandık kaldı elimizde, o sandığı size vermeyiz
TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda şehit aileleri ve gazilere yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi
TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda şehit aileleri ve gazilere yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi
Mahmut Arıkan: Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir
Mahmut Arıkan: Kaçak yapıya göz yumanla kaçak yapıyı yapan aynı dosyada yargılandığında şehirlerimiz daha sağlıklı hale gelecektir
Ege Rüzgarından Anlık Haber
Çeşme Anlık

Çeşme Anlık, “Ege Rüzgarından Anlık Haber” anlayışıyla sahilden yükselen en taze gelişmeleri anında, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Ege’nin enerjisini gündeme taşıyan dinamik bir haber platformudur.

2026 Çeşme Anlık © Tüm hakları saklıdır. Çeşme Anlık