Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti birtakım değerlendirmelerle rencide ediliyor. Biz hiç kimsenin kapısında ittifak bekliyor değiliz, hiç kimseye ittifak teklif ediyor değiliz. Anahtar Parti’yi Türk milleti’nin A planı olarak kurduk. Ama biz memleketin geleceğine kendi nefsini, partisinin rozetini engel teşkil edecek bir sorumsuzluk sahibi de değiliz diyoruz. Hassasiyetimizi, nezaketimizi durduk yere sanki bir partiye gitmek istiyormuşuz gibi algılayan arkadaşlarımızı nezaketle uyarmak zorundayım: Kendinize gelin” diye konuştu.
(SAKARYA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti birtakım değerlendirmelerle rencide ediliyor. Biz hiç kimsenin kapısında ittifak bekliyor değiliz, hiç kimseye ittifak teklif ediyor değiliz. Anahtar Parti’yi Türk milleti’nin A planı olarak kurduk. Ama biz memleketin geleceğine kendi nefsini, partisinin rozetini engel teşkil edecek bir sorumsuzluk sahibi de değiliz diyoruz. Hassasiyetimizi, nezaketimizi durduk yere sanki bir partiye gitmek istiyormuşuz gibi algılayan arkadaşlarımızı nezaketle uyarmak zorundayım: Kendinize gelin” diye konuştu.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Sakarya’da selden etkilenen vatandaşları ziyaret ettikten sonra partisinin halk buluşmasına katıldı. Burada yaptığı konuşmada iktidarı eleştiren Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:
“Siz milletinizin sorunlarına derman olamadınız. Memleketi sizden almaya karar verdik. Çözebilen kalır, milletin dertlerine derman olabilen kalır, olamayan gider. Milletine dokunan kalır, milletine, milletinin sorunlarına ümit olabilen kalır; olamayan gider. Çocuklarının hayallerine imkân olabilen gelir, olamayan gider. Memlekette üretimi destekleyen gelir, ranta kurban olan gider. Memlekette milletine merhamet olan gelir, milletinin başına dert olan gider. Alın terinin hakkı olan gelir; hırsızın, arsızın, yankesicinin hamisi olan gider. Memleketini sarıp sarmalayan gelir, memleketi bölen, parçalayan gider. Hep böyle olmuştur bu devran. Tevazuyla gelirsiniz, kibirle gidersiniz. Tasarrufla gelirsiniz, israfla gidersiniz. Üretimle gelirsiniz, ranta kurban olur gidersiniz. Adaletle gelirsiniz, zulümle gidersiniz! Memleketi 25 yıl yönetirsiniz. Sizi milletinize sevdalı yapan kıymetlerle milletinize rahmet, bereket, bolluk olamazsanız, memleketi Anahtar Parti’ye teslim eder gidersiniz.
“İSTİFA EDEN YOK, BENİM İSTİFAMI BEKLİYORLAR HERHALDE”
18,5 milyar dolar para hacimlendirilince bin kamyon yapıyor, bin kamyon! Son düzlükte dolandırıldık. Kur korumalı mevduatı da kamyona çevirin, bir bin kamyon da orada var. İktidarınızın 25 yıllık faiz ortalaması Cumhuriyet’in iki katıdır; 400 milyar dolar faiz ödeyecektik, 800 milyar doları ödemişiz, bir 4 bin kamyon da orada var! Kamyon kamyon konuşacağız. Kur korumalı mevduata, kamu-özel iş birliği adı altındaki yatırımlara, faize, alın terimizin hakkına… En son konuştuk. En sonunda kimsesizlerin kimi olarak da övündüğünüz bir süreçte memlekette kimsesizler dolandırıldı. Kamyon kamyon paralardan bahsediyoruz. BDDK’nın başkanı görevinin başında, Takasbank’ın başkanı görevinin başında, Hazine ve Maliye Bakanı görevinin başında; memlekette istifa eden yok, benim istifamı bekliyorlar herhalde! Utanan yok, arlanan yok. Kamyon kamyon paralardan bahsediyoruz. Memlekette düzen bozuldu, pazar bozuldu, memlekette huzur bozuldu, memlekette ticaret bozuldu. Eskiden siyasetçiler sandık isterlerdi, Tayyip Bey de isterdi; Tayyip Bey memlekette seçim lazım diye meydanları inlettiği 2002’de böyle şartlar vardı, meydan meydan geziyordu. Kendinin toplanmış kalabalıklarla buluştuğu her yerde milletinin hukukunu koruma sözüyle şöyle bir mecburiyet hattında siyasi iktidarla rekabete çekiyordu. Ne yapıyordu? Seçim, seçim, seçim! Niçin? Enflasyon var diyordu, seçim! Faizin altında inim inim inliyor millet diyordu, seçim! İş adamları yazar kasa fırlatıyor diyordunuz, millet intihar ediyor be! Millet 25 yıllık iktidarınızda intihar ediyor, seçim! Şimdi biz de zamanında yapın, erken yapmayın; artık zamanında yaptığınız bile erkendir, geç olan şudur: Bize erken, millete geç! Her gün çözemediğiniz sorunlarla yaşayanlar için geç. Öyle ya da böyle o sandık gelecek.
“BİZ HİÇ KİMSENİN KAPISINDA İTTİFAK BEKLİYOR DEĞİLİZ”
Bu fırtınanın önünde Anahtar Parti milletinin hizmetini görsün istiyoruz. Zaman zaman söylüyorlar: ‘Vatanseverler bir araya gelsin.’ Zaman zaman sahada şöyle teklifler alıyoruz, iyi niyetli teklifler bunlar, iyi niyetli temenniler: ‘Milliyetçiler, vatanseverler bir araya gelsin.’ Vatan için kalbimiz birbirine değer, memleket için omuzlarımız birbiriyle kuvvet bulur, duvar gibi oluruz, diyoruz. Buradan bir şey söyleyeyim, çünkü birtakım değerlendirmelerle rencide ediliyor Anahtar Parti. Biz hiç kimsenin kapısında ittifak bekliyor değiliz, hiç kimseye ittifak teklif ediyor değiliz! Anahtar Parti’yi Türk milleti’nin A planı olarak kurduk. Ama biz memleketin geleceğine kendi nefsini, partisinin rozetini engel teşkil edecek bir sorumsuzluk sahibi de değiliz diyoruz. Hassasiyetimizi, nezaketimizi durduk yere sanki bir partiye gitmek istiyormuşuz gibi algılayan arkadaşlarımızı nezaketle uyarmak zorundayım: Kendinize gelin! Söylediklerimiz iki yıldır gece gündüz çalışan, iki yıldır memleketi ayağa kaldırmak için milletin A planı olmak için koşturan, bunu yaparken de sizin hukukunuza halel getirecek bir tane kem sözü olmayanlara böyle rencide edici, saygısız değerlendirmeleri asla kabul etmeyiz, asla! Sizin parti şehvetinden başka milletinize, milliyetçilere söyleyeceğiniz bir şey yok mu sizin? Bu kadar derdi olan memlekette, bu kadar sorunu olan memlekette birlik beraberlik bekleyen, memleket ayağa kalksın diye ümitlenen insanlarla parti şehvetiyle konuşmaktan başka söyleyecek sözünüz yok mu? Kendinize gelin, kardeşiz, arkadaşız, vatan için hassasiyetlerimiz var, benziyoruz; endişelerimiz var, kaygılarımız var, benziyoruz.
Sanki böyle kapılarında ittifak için geziyormuşuz da ittifak yapmak için birtakım teklifler söylüyormuşuz diye ne kendi kendinize gelin güvey oluyorsunuz? O yüzden bu sizin arkadaşlığınıza, hukukunuza, siyasi olarak beraber yaşadığımız yıllardaki bizim beraberliğimizden omuzlarınıza böyle şeyler söylemenize engel olacak birtakım açıklamalar yapmanızı gerektirir. Siz bunları bırakın, bir de ayırıyorsanız Anahtar Parti’yi ayırın. Şundan dolayı ayırın: Biz size iftira atmadık, biz size FETÖ’cü demedik; diyenlerle bizi karıştırmayacaksınız! Biz size ‘Bu partiyi FETÖ’cüler kurdurdu’ demedik; bize Milliyetçi Hareket Partisi’ni bitirmek için kuruldunuz diyorlardı, o zaman o iftiralara beraber göğüs gerdik. Bir partiden ayrılmak, bitmek, bitirmek falan gibi konuşuluyordu, bu dediğiniz cümlelerin aynısı size söylendi. Kendinize gelin, kendinize gelin! Hukukunuzu koruyoruz, kardeşliğimizi koruyoruz, vatanseverliğin mesuliyetini duyuyoruz, vatanseverlerin önümüzdeki dönem ne beklediğini biliyoruz. Bütün bunlarla ilgili hassasiyet izhar ediyoruz, diyoruz ki omzunuz omzumuza, kalbiniz kalbimize, şahsiyetiniz şahsiyetimize, haysiyetiniz haysiyetimize emanettir. Doğru konuşun! Bizimle ilgili konuşurken kardeşliğimize, asaletimize uygun konuşmanızı rica ederiz.
Kardeşlik yapıyoruz, hamiyetli davranıyoruz, bir kem söz etmiyoruz, edilmesine müsaade etmiyoruz. Öyle ‘Tövbe ederlerse, pişman olurlarsa, niye gittilerse…’ diyeceğiniz insanlar değiliz. Türk milliyetçiliğinin önümüzdeki dönem mesuliyet üstlenmesi, lokomotif olması, memleketi ayağa kaldırması anlamında bir mesuliyet kulvarı var. Ben istifa ederken, İYİ Parti’den ayrılırken şöyle bir şey söyledim: ‘Bu milliyetçilerin birbirlerinin boğazını sıkarak geçirdiği son seçimdir’ dedim, 2023 seçimlerine. Bakın, bu dediğim milliyetçilerin birbirlerinin boğazlarını sıkarak, birbirleriyle yaka paça olarak geçirecekleri son seçimdir. Çünkü eğer bir daha vatanseverler, milliyetçiler böyle yaparlarsa memleket gitti dedim. O yüzden bu son seçim bu hassasiyetle yürüyen tarz değerlendirip yaparken nazik ve saygılı olmanızı rica ederiz. İftira siyaseti yapmayız, başkaları size iftira attı, atmayız; cevap verdik, siper ettik göğsümüzü, biz orada arkadaşlık hukukumuzu ortada bırakmayız. Ama hassasiyet göstereceksiniz.
ŞARTLI OLARAK MANSUR BEY’İ DESTEKLEYEBİLİRİZ DEDİM
‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin değişim iradesini, yarı başkanlığa dönüşüm planını taşıyabilirim’ derse Sayın Mansur Yavuz Bey’i destekleyebiliriz dedim; şartlı! Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni yarı başkanlığa dönüştürürse, bu dönüşüm iradesinde değişim umutlarının hassasiyeti olursa destekleriz. Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekmeleddin İhsanoğlu tecrübesi var; biz bundan sonra CHP’nin adayının gölgesinde kalmayız, YENİ Parti de dâhil buna. Sayın Genel Başkan’la istişarelerimizde de zaman zaman konuşuyorken söylüyoruz, aday dayatmasına asla razı olmayız! Gölgede kalanın gölgesi olmaz, biz altında milletin gölgeleneceği ana planıyız. Önümüzdeki süreci takip edeceğiz.”
Çeşme Anlık, “Ege Rüzgarından Anlık Haber” anlayışıyla sahilden yükselen en taze gelişmeleri anında, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Ege’nin enerjisini gündeme taşıyan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap