YENİ Parti’nin İzmir İl Başkanlığı ön seçiminde adaylar Aziz Kocaoğlu ve Çağatay Güç, partililere seslendi. Kocaoğlu, İzmir’de örgütün yeniden toparlanması ve siyasi krizin yönetilmesi gerektiğini vurgularken, Güç ise görev süresince yürüttükleri örgütlenme çalışmalarını anlatarak birlik, dayanışma ve mücadele mesajı verdi.
(İZMİR) – YENİ Parti’nin İzmir İl Başkanlığı ön seçiminde adaylar Aziz Kocaoğlu ve Çağatay Güç, partililere seslendi. Kocaoğlu, İzmir’de örgütün yeniden toparlanması ve siyasi krizin yönetilmesi gerektiğini vurgularken, Güç ise görev süresince yürüttükleri örgütlenme çalışmalarını anlatarak birlik, dayanışma ve mücadele mesajı verdi.
YENİ Parti’nin Tepekule Kongre Merkezi’nde yapılan İzmir İl Başkanlığı ön seçimi adayların konuşmalarıyla devam ediyor. İl başkanlığı için yarışan Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç ile İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Aziz Kocaoğlu, partililere hitap ederek örgütün mevcut durumu, siyasi gelişmeler ve gelecek döneme ilişkin hedeflerini anlattı.
KOCAOĞLU: “İZMİRLİNİN VERMEDİĞİ BELEDİYEYİ AK PARTİ’YE TESLİM ETTİ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Aziz Kocaoğlu, konuşmasında siyasi yaşamı ve belediye başkanlığı dönemindeki çalışmalarına değindi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesini eleştiren Kocaoğlu, “AK Parti her vilayeti aldı. Güneydoğu’da belli vilayetler hariç. ‘İzmir’i almadan olmaz’ dedi Sayın Cumhurbaşkanı. İzmir’i kurulduğundan bu tarafa alamadı. 27,5 yıldır İzmir sosyal demokratların elinde. İzmirlinin vermediği, ‘Ben sana İzmir’i teslim etmeyeceğim’ dediği Büyükşehir Belediyesini, bizim oylarımızla seçilen bir kişi gitti, AKP’ye teslim etti. Gerekçe, hizmet almak kisvesi alında dönüyor” ifadelerini kullandı.
Belediye hizmetlerinin siyasi parti değişikliği için gerekçe gösterilemeyeceğini söyleyen Kocaoğlu, şunları kaydetti:
“Bizim dönemimizde de AK Parti vardı. Biz de hizmet alabilmek için AK Parti’ye mi geçecektik? İzmirli, AKP’ye oy verince hizmet alacağını bilmiyor muydu, şu andaki belediye başkanlarından önce? İzmirli niye oy vermedi de sen bizim oylarımızla gidip İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni AKP’ye teslim ettin ey belediye başkanı? Neden yaptın? Siyaset ilkeyle, inançla, partinin tozunu yutmakla, ruhunu sindirmekle yapılır. ‘Ben de bir belediye başkanı olayım, koltuk kapayım’ diye yapılmaz.”
“İZMİR’İ TOPARLAMAK İÇİN ZORUNLU OLARAK ADAY OLDUM”
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün çalışmalarını takdir ettiğini ancak mevcut siyasi koşulların farklı bir mücadele anlayışını gerektirdiğini belirten Kocaoğlu, il başkanlığına aday olma gerekçesini, şu sözlerle anlattı:
“Çağatay Güç kardeşimiz genç, enerjik bir arkadaşımız, kurucu il başkanımız. Kendisini her konuda destekledim de. Ama bu dönem ve ülkenin ve İzmir’in bu koşulları, bu kriz başka bir yöntemi, mücadele şeklini, başka bir İzmir duruşunu ve örgütü ayağa kaldırmayı gerektiriyor. Yoksa çalışıyor, tertemiz arkadaşımız hiç şikâyet yok. Belediye başkanı ve iki tane ilçe belediye başkanı gitmiş, operasyonlar yapılmış, millet bezmiş, morali bozuk. 2019’da bir daha hiçbir yere aday olmamak üzere seçilmeyi bıraktım, ‘seçmeye çalışıyorum’ diye hem 2019 yerel seçimlerinde hem 2024 yerel seçimlerinde hem de genel seçimde köy köy, sokak sokak gezdim, partime oy topladım. Ben Hataylı gibi sonradan olma, dönme belediye başkanı değilim. Ben partimin emrinde oldum, ölünceye kadar da gücüm ne kadar yitiyorsa partim için çalışacağım. İzmir’i toparlamak üzere zorunlu olarak aday oldum. Benim ne işim var il başkanlığında? 15 sene Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmışım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde ben muhalefetin en büyük kamu koltuğunda oturuyordum.”
“İZMİR’İ TOPARLAMAYA GELİYORUM”
İzmir’de parti örgütünün yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini ifade eden Kocaoğlu, siyasi tecrübesiyle mevcut krizi yönetmeye talip olduğunu belirtti. Çağatay Güç ile birlikte hareket edeceklerini söyleyen Kocaoğlu, şöyle devam etti:
“İli göğüsleyeceğiz. Çağatay Başkan benim yanımda duracak. Kol kola, omuz omuza, el ele yürüyeceğiz ve İzmir’i bu bataklıktan çıkaracağız. İzmir’in ağırlığını kurtuluşun ve kuruluşun ağırlığını tekrar hissettireceğiz. Örgütün toparlanması lazım. Çağatay Başkan çok çalışıyor, kendisine şükran borçluyum. Örgütü toparlamak ayrı bir şey. Benim İzmir’in 597 köyünde, 30 ilçesinde, tarım arazilerinde ayak izim var. Yürümediğim yol, ayak basmadığım yer yok. Örgütü toparlamamız ve bir mücadele vermemiz gerekiyor. Benim anladığım mücadele fikirle olur. Yanlışın olduğunu söyleyip karşısına doğrusunu koyup gerekçeleriyle beraber anlatmakla olur. Belediye başkanı olma gibi bir derdim yok. Belediye Başkanı oturuyor orada. Ben belediye başkanına rağmen, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına rağmen İzmir’i toparlamak ve yönetmek üzere geliyorum. Kriz yönetilecek. Bugün Genel Merkezimizin de tüm il, ilçe örgütlerimizin de en önemli problemi genel seçime kadar kriz yönetmektir. Kriz bildiğiniz seçim çalışmalarıyla yönetilecek bir şey değildir. Krizi de yönetmek gerekir. Deneyim, tecrübe gerekir. Ben İzmir’i toparlamaya, eski günlerine döndürmek için geliyorum. İzmir’i batırmak için değil.”
“10 İMZA GETİRDİM DİYE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTEMEM”
Parti içindeki siyasi ilişkiler ve kurultay sürecine de değinen Kocaoğlu, siyasette makam beklentisiyle hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “CHP ile YENİ Parti arasındaki ilişkinin çok hassas götürülmesi taraftarıyım. Genel başkandan yöneticilerine varancıya kadar… İlk istifa eden benim, ilk üye olan benim. Kazanılan kurultayda yaptığımı kimseye telefon edip anlatmadım, 10 imza getirdim diyerek büyükşehir belediye başkanlığı istemem. Öyle siyaset olmaz, biz öyle yetişmedik, öyle terbiye görmedik” dedi.
“İZMİR TESLİM ALINAMAZ”
İzmir’in siyasi kimliğine ve tarihsel duruşuna dikkati çeken Kocaoğlu, AK Parti’nin kente yönelik geçmişteki söylemlerini eleştirdi. İzmir’in siyasi tercihlerinin kişiler üzerinden değiştirilemeyeceğini savunan Kocaoğlu, şöyle konuştu:
“Her kentin bir duruşu vardır, İzmir’in de duruşunun adı İzmir duruşudur. İzmir teslim alınamaz. İzmir kişilerin bir tarafa gitmesiyle bir tarafa gidecek kent değildir. Bu Adalet ve Kalkınma Partililer İzmir’e neler dediler, ‘eli yüzü sümüklü’, ‘gavur İzmir’, ‘pasaklı’ dediler. Saydılar saydılar. Bir başbakan geldi, ‘Ben İzmir’de üniversiteyi kazandım, kızlarını gördüm ben burada yapamam dedim, İstanbul’a döndüm’ dedi ve geldi İzmir’den oy istedi. AKP hiçbir zaman İzmirle barışmadı, barışamayacak. Biz sahip çıkacağız. Biz kentimizi koruyup kollayacağız, YENİ Parti bayrağını 30 ilçede dalgalandıracağız.”
“ÇAĞATAY GÜÇ’Ü SONUNA KADAR DESTEKLEYECEĞİM”
İl başkanlığı yarışının parti içinde bir ayrışma olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Kocaoğlu, seçimi kazanması halinde Çağatay Güç ile birlikte çalışacağını söyledi. Eski CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel ile geçmişteki iş birliklerini de hatırlatan Kocaoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu bir yarış, umuyorum Çağatay kardeşim kazanır, ben kazanırım hiç fark etmez. Ben kazanırsam il yönetim listesini beraber yapacağım, kurultay listesinin başına Çağatay Güç’ü yazacağım. Çağatay Güç’ü belli yere gelmesi için söz veriyorum, sonuna kadar destekleyeceğim. Burada kavga, gürültü yok, burada bir nöbet değişimi var. Bu İzmir için, YENİ Parti için, ülkem için. Oylarınızla bizi tercih ederseniz… Alaattin Yüksel Başkanımla kol kola 20 sene İzmir’i nasıl yönettiysek yine aynı şekilde çalışacağız. İzmir’i aynı noktalara taşıyacağız.”
GÜÇ: “HEP BİRLİKTE İKTİDARA YÜRÜYORUZ”
Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç de konuşmasında birlik, beraberlik ve mücadele mesajı verdi. Siyasette ahlak ve dürüstlüğün önemine dikkati çeken Güç, Genel Başkan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, şunları söyledi:
“Bizler vazgeçmeyenleriz. ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben umudumu hiçbir zaman kaybetmedim’ diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız. İktidarın ve aparatlarının bize biçtiği muhalefet gömleğini yırttık, attık. Ateşten gömleği giydik. Ve işte karşınızdayız: hep birlikte iktidara yürüyoruz. Bu büyük mücadelenin lideri Genel Başkanımız Özgür Özel’in hep yanında olduk, taraf olduk; bundan sonra da birlikte olacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun yanındaydık; bundan sonra da yanında olacağız. Ben memur çocuğuyum. Ben adam satmam. Biz ahlaklı olmayı annemizden, babamızdan öğrendik. Kurnazlığı, tilkiliği, siyaset simsarlığını bilmeyiz. Ben toplumsal çıkarları düşünenlerdenim. Siyaset simsarlarının, ‘tecrübeliyiz’ diyen profesyonel siyasetçilerin bu ülkeye hiçbir faydası yoktur. Siyaseti açık açık yapacağız, arkadan iş çevirmeyeceğiz. Çünkü bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine bir borcumuz var. Çünkü bu ülke ancak ahlaklı ve dürüst insanlarla kalkınacaktır. Biz değişim için yola çıktık. Bu ülkenin kaderini değiştirmek için yola çıktık. Gencin, kadının, emekçinin, çiftçinin, emeklinin umudu olmak için yola çıktık. Ve söylemek istiyorum: Kolay bir yıl geçirmedik. Örgüt dağınıktı. Üyeler örgüt aidiyetini sorgular olmuştu. Belediye başkanları küstü. İlçe başkanları küstü. Herkes herkesle kavgalıydı. Biz önce güveni yeniden kurduk. 6 ay içinde tüm ilçeleri 3 defa gezdik.”
“BUTLAN SÜRECİNDE BİZ ORADAYDIK”
Butlan sürecinde yaşanan gelişmelere de değinen Güç, İzmir örgütünün Genel Başkan Özgür Özel’e destek vermek için düzenlenen eylem ve yürüyüşlerde yer aldığını söyledi. İl binasında tutulan nöbetleri ve ilçe başkanlarının gösterdiği dayanışmayı anlatan Güç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sonra butlan süreci başladı. O süreçte oradaydık. Örgüt oradaydı. Butlan kararı açıklandığında ilk sesi İzmir İl Başkanlığı olarak biz yükselttik. Biz oradaydık. Genel Başkanımızı ilk İzmir’de ağırladık. On binlerce insan Kordon’da sel olup yürürken, Genel Başkanımızı gururla karşılamak için biz yine oradaydık. Genel Merkeze sis bombalarıyla, plastik mermilerle işgal ettiklerinde, biz oradaydık. Liderimiz Özgür Özel’in önderliğinde yola çıktık, yürüdük. Yağmurda yürüdük. On binler olduk, sel olduk, yürüdük. Oradaydım. O gururlu yolda yürümeye devam edeceğim. Ankara’da on binlerce yurttaşımızla buluştuk. Liderimiz Özgür Özel’le Atamızın evine, Anıtkabir’e yürürken yüz binler olduk. Biz gene oradaydık. İl binamızı, haftalarca 24 saat beklerken il yönetimimiz, ilçe başkanlarımız ve örgütümüzle oradaydık. Zorbalarla işgal ederlerken hepimiz oradaydık. Butlan sürecinde İl Binası’nı beklerken Mesut abi, sen de oradaydın; plastik sandalyede uyuyakaldın. Orada değil miydin abi? Murat Başkan, sen de orada değil miydin? Uykusuz 40 saat nöbet tuttun. Dolunay Başkan Çeşme’den gelip nöbet tuttu. Kınık’tan Hasan Başkan geldi. Beydağ’dan Zeki Başkan geldi. Hepimiz oradaydık. Biz oradaydık biz. Örgüt oradaydı.”
“BİR YANDAN AKP İLE BİR YANDAN BUTLANCILARLA UĞRAŞTIK”
Parti içerisinde ve siyasi süreçte yaşanan tartışmalara da değinen Güç, İzmir örgütünün zorlu bir dönemden geçtiğini savundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerde de bulunan Güç, örgütün ayakta kalmasında il ve ilçe yöneticilerinin önemli rol oynadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Eşkıyalar yüzünden kavga ede ede çıkmak zorunda kaldık. İlk kapılarını Konak ilçe açtı. Serkan Başkan hemen tereddütsüz kapılarını açtı. Bu örgüt öyle basite indirgenecek bir süreç atlatmadı. Bir yandan AKP ile uğraştık. Bir yandan butlancılarla uğraştık. Bir yandan Cemil Tugay AKP’ye geçişiyle uğraştık. Bir yandan yalaklarla uğraştık. Bir yandan da içimizdeki hainlerle uğraştık. Üstüne bir de çok bilen çıkıp akıl verenlerle uğraştık. Ama tarihin en zor dönemini, bu il yöneticisi arkadaşlarımızla biz geçirdik. İlçe başkanlarımızla biz geçirdik. Belediye başkanlarımızla biz geçirdik. İzmir gibi bir kentte örgüt dağılmadan, sapasağlam ayakta kaldıysa, bunu bu arkadaşlarımız başardı. Bu iş ahkâm kesmekle olmaz. Çok bilmişlikle olmaz. Kibirle hiç olmaz. Ortak akılla olur, istişareyle olur, nezaketle olur. Mücadeleyle olur, bilgiyle olur, örgüte inanmakla olur. İnsanları insan oldukları için, hiçbir menfaat beklemeden sevmekle olur. Çalışkanlıkla, mücadele azmiyle ve vatan sevgisiyle olur. Biz İzmir tarihinin en zor sürecini yönettik. Bunda en ufak bir mütevazılık yapmayacağız. Bu örgüt dağılmadan bir aradaysa, bu insanların vatanına olan bağlılığıyla, İzmir’e olan sevgisiyle, insanlara olan güveniyle olmuştur. Şunu bilmenizi istiyorum: Biz Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız. Koşturmaktan, çalışmaktan asla geri durmayız. Bu çalışkanlığı, bu geleceğe olan umudu Mustafa Kemal Atatürk’ten aldık. Hiç kimseye boyun eğmeyiz, hiç kimseden icazet almayız.”
“30 İLÇE BAŞKANLIĞI FİRESİZ YENİ PARTİ’YE GEÇTİ”
YENİ Partinin kuruluş sürecinde yürütülen örgütlenme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Güç, 30 ilçe başkanlığının örgütleriyle birlikte YENİ Partiye geçtiğini söyledi. Kuruluş aşamasında önemli bir dayanışma örneği sergilendiğini belirten Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Biz Özgür Özel’in peşinden kalbimizle geldik. İlk gün geldik. İlk gün. Aynı anda geldik. Nefes almadan geldik. Gözümüzü kırpmadan geldik. Canımızla, başımızla, arkadaşlarımızla, dostlarımızla, ailelerimizle, örgütümüzle bütün riskleri alarak geldik. Ez cümle: Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz. Sıfırdan bir parti kurmak kolay mı? Hayır. Ama biz kurduk. 30 ilçe başkanlığı, örgütleriyle birlikte, firesiz YENİ Parti’ye geçti. Bu insanları bir arada tutmak, onlara değerli olduklarını hissettirmek, çocuklarının geleceği için doğru tarafta olduklarını hissettirmek… İşte bizim başarımız budur. Rakamlar ortada: 12 günde 47 bin üye yaptık. Bunların yarısı online üyelikti. Parti kurulalı daha iki ay oldu, kongre süreçleri geçirmemize rağmen 70 bin üyeye ulaştık. Tüm ilçelerde örgütlenmemizi tamamladık. Yeni İl binamızı tuttuk. İzmir’in en yenilikçi ve üretken binası için planlamasını il yöneticisi arkadaşlarımızla birlikte yaptık. Arkadaşlarımızın destekleriyle, ilmek ilmek oluşturuyoruz. Geleceğe umutla bakan bir anlayışla planladık. Orayı bir siyasi AR-GE merkezine dönüştüreceğiz. Politika kurullarımızı oluşturduk. Yönergelerini yazdık. Planlamamızı tamamladık.”
“BU DÖNEM ORTAK AKIL VE BİRLİKTELİK DÖNEMİ”
Kongre sonrasına ilişkin hedeflerini de açıklayan Güç, liyakatli kadrolar ve ortak akıl anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Saha çalışmalarına ağırlık vereceklerini ve iktidar hedefi doğrultusunda mücadele edeceklerini ifade eden Güç, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Geleceği planlamak emek ister. Bilgi ister. Birikim ister. Aynı zamanda ortak akıl ister. Dayanışma ister. Dinamik, liyakatli, milletini seven ve menfaatsiz insanlar ister. Ben şuna yürekten inanıyorum: Liyakatli ve ahlaklı insanları bir araya getirdik ve bu ülkenin geleceğine dair umudunu birlikte yeşertiyoruz. Bu yüzden kongre sonrası için bütün hazırlıklarımızı yaptık. Bu dönem istişare dönemi. Bu dönem ortak akıl dönemi. Bu dönem birliktelik dönemi. Bu dönem sahada olma, çok çalışma dönemi. Bu dönem korkusuzca ve akıllıca yol alma dönemi. Bunu hep birlikte başaracağız. O nedenle; sıfırdan kurulan bir siyasi yapıyı, bir düşünce yapısını, tek tek düşünsel olarak tuğla tuğla örüyoruz. Mücadelemiz tek: Milletimizin iktidarını kurmak. Bunu da başaracağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü liyakatli kadrolar bizde. Ahlaklı kadrolar bizde. Yeni nesil, açık iletişim anlayışı bizde. Ülkesini seven insanlar bizde. Umut bizde. Umut. Çünkü biz biliyoruz, bu millet umuda ihtiyaç duyuyor. Biz de siyaseti milletimizin umudu için yapıyoruz.”
Çeşme Anlık, “Ege Rüzgarından Anlık Haber” anlayışıyla sahilden yükselen en taze gelişmeleri anında, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan; Ege’nin enerjisini gündeme taşıyan dinamik bir haber platformudur.
Yorum Yap